Monday, November 9, 2009

Güzel Hava - Güzel Pazar - 08.11.2009

Pazar sabah 5 gibi uyandım. Evet hiç normal değil. Pazar günü sabahın beşinde insan neden uyanır ki
Biraz yattım ama yok. Zerre kadar uyku yok gözümde. Kalktım. Hava müthiş. Bir önceki gün de çok güzeldi. Çalışmıştım Cumartesi günü.
Pazar günü de hava böyle güzel olsa diye düşünmüştüm hatta. Pazar sabahı o güzel havayı görünce “bu hava içerde harcanmaz” dedim.
Kısa bir sabah sporu yapmak için bisikletime binip florya sahile doğru gittim. Önce hava biraz serin gibi geldi. Ama sonra güneş hafiften yükselmeye başladı. Amacım yeşilköye kadar gidip dönmekti. Yeşilköy sahilin en uç noktasına vardığımda gittiğim yol yaklaşık 10 km kadar görünüyordu. Güneş biraz yükselmiş. Eve doğru döndüm yönümü. 100 metre gidemedim. Bu havade eve gidip ne yapayım J sahil yolundan kaptırdım Sultahahmet’e doğru. Erken saatte çok güzel oluyor oralar. Eski konakların olduğu arasokaklarda dolaştım biraz. Saat 9 gibi küçük bir büfede güzel bir kahvaltı yaptım. Sonra Sirkeci üzerinden Karaköy’e. Oradan Tophaneye. Eveeet, Bienalin son günüydü. “İnsan Ne ile Yaşar”. 9:45 gibi oradaydım. Saat 10’da açılıyormuş. 15 dakika kadar oyalandım. Açıldı. 1 saat kadar Benal’i gezdim. Sonra Beşiktaş’a doğru yollandım. Dolmabahçe sarayının arka tarafındaki çınar ağaçlarının olduğu yolu çok severim. Büyük bir keyifle geçtim o yoldan. Beşiktaş üzerinden Ortaköy’e doğru devam ettim. Pazar günü bisiklet gezisine çıkan sadece ben değilmişi. Beşiktaş’tan itibaren 40’lı yaşlardaki bir bisiklet sever ile devam ettik yola. Boğaz boyunca yoluma devam ettik. 2. Köprünün de altından geçtik. İstinye’ye kadar beraber gittik. İki kişi daha da keyifli oluyor. Yol arkadaşım ile İstinye’de ayrıldık. Ben Sarıyer’e doğru devam ettim. Emirgan ne kadar güzelmiş. Adını duyuyordum ama gezerek, yavaş yavaş hiç geçmemiştim oradan. Sarıyer’e vardığımda bisikletim kilometre göstergesi 60 km’yi geçiyordu. Asker arkadaşım Hüseyin’i aradım. Orada yaşıyor. Görüştük. Güzel bir öğlen yemeği yedik. Biraz muhabbet ettik. Saat 15:30 gibi geri dönüş yoluna çıktım. Aynı yoldan dönmek niyetindeydim ama güneş erken batacağından yolu biraz kısaltmak için istinye’den sonra yokuşa dönüp İstinye Parkın yanına çıktım. Orada Ayazağa tarafa yolculuk çok hoştu. Derken 4. Levent, Levent, Zincirlikuyu üzerinden geçip Yıldız Yokuşundan saatte 55 Km hızla aşağı doğru salındım. Beşiktaş üzerinden tekrar Sirkeciye vardığımda hava iyiden iyiye kararmıştı. Sahil yolundan gitmek vardı ama karanlık olduğundan ve gün içinde yaptığım toplam yol 90 Km’yi geçtiğinden treni tercih ettim. 45-50 dakika sonra Küçükçekmecedeydim. İstasondan çıkıp o yolun üstüne bir de Çekmece Bayırını tırmandıktan sonra liseden bir arkadaşım ile daha görüştüm. Saat 9’a kadar onların evindeydim. Saat 10 gibi eve geldiğimde kilometre göstergesi 96,87 Km’yi gösteriyordu. Dakikadaki pedal sayım ortalama 52. Toplam bisiklet sürme zamanım 6 saat 42 dakika.
Küçük bir hesapla günlük pedal devir sayım:
6 saat 42 dakika= 402 dakika
1 dakikadaki pedal sayısı: 52
Günlük pedal sayısı: 402 x 52 = 20904 pedal

Güzel bir Pazar günü oldu.

1 comment:

Bayram said...

Merhaba Reyhan Kardeşim,

Senin bisiklet turuna benzer turları boğazın her iki yakasında ben de ara sıra yapıyorum. Görüşmeyeli neler yapıyorsun ? Yol bisikleti alabildin mi ?
Benim bisiklet turlarına ait fotoğrafları facebook sayfamda görebilirsin. Hoşçakal.